Yoksa Siz Acı Veren Anılarınızla mı Yaşıyorsunuz ?/ Dr. Fatoş Baran

    Yoksa Siz Acı Veren Anılarınızla mı Yaşıyorsunuz ?/ Dr. Fatoş Baran

    İster bilerek seçilmiş ister kendiliğinden ifade edilmiş olsun beden aklın emirlerini yerine getirir, • Kötü düşüncelerle eğitildiği sürece hızla hastalığa yakalanır, iyi düşüncelerle beslendiğinde gençleşip güzelleşir..

    BEDEN AKLIN HİZMETÇİSİDİR.

    -Neden  acı çekeriz, olumsuz etkilendiğimiz durumlar her zaman olacaktır. fakat bu deneyim bittikten sonra acı hala devam ediyorsa bunun nedeni beynimizde oluşan bağlantılardır. Örnek vermek gerekirse şöyle düşünün;  domates ne renktir? Eminim herkes kırmızı diyecektir, buda hatırladığımız bağlantılardır. Beynimiz her zaman geçmişle mutlaka bağlantı kurar bazen acı anıları işleyebilir bazen de bunu dışarıdan destek alarak çözüme ulaştırırız.

    Bir şey öğrendiğimizde beynimizde nöron adı verilen hücrelerde depolanır, bu durum her an yaşadıklarımızı nasıl algıladığımız ile nasıl hissettiğimizi biçimlendirir.

    Bir örnekle bu durumu aydınlatalım;

    Nina’nın Erkek arkadaş edinme konusunda hiç sorunu yoktur , sorun onları elinde tutmaktır. Genellikle duygusallığa hazır olmayan erkekleri ve sivri erkekleri seçer,  sonra yaşanılan her ilişkide karşı tarafın üzerine fazla düşer, sonunda erkek arkadaşı ilişkiyi bitirir..

    Fakat Nina giden her kişinin bacaklarına sarılır ve ayrılmak istemez, ağlar sinir krizleri bile geçirebilir, temelde yatan durum ise bambaşkadır. Nina 4 yaşındayken babası onları terk eder,  Nina’nın beyni bu durumu terkedilme olarak kayıt yapar,  bazen bu durumları beynimiz işler onarır biz sonra tamamen hatırlamayız hayal görmüş olarak algılarız, fakat bazı beyinlerin duyguları işleme şekli çok farklıdır bu sebeple duygular yarım kalabilir, söylenecekler söylenememiş olabilir, yani tam işleme gerçekleşemez. Kaç yaşına gelirsek gelelim benzer durumları farkında olmadan seçer ve yaşarız..

    Tüm bu deneyimler ölüm, ayrılık, taciz, tecavüz, her anlamda yaşımız şu anda kaç olursa olsun bizimle aynı şekilde yaşar,

    Hepsi bize farklı duyular hissettirir ve nedenini anlamakta daima zorlanırız, davranışlarımız garipleşir sanki bize ait değildir, fakat ifade ettiğimizde eleştirilmekten veya yine kaybetmekten korktuğumuz, tehlikede olmaktan korktuğumuz, güvende olamamak duygusu ile  saldırgan, agresif, sinirli, saldırgan davranışlar sergileriz.

       Örn;  *Ayrılıkları tehlike altında olmak olarak algılarız*

    *Terk edilmiş dışlanmış çocuk modun da yaşamanın sonucu, güvensizlik kaybetme korkusu olarak doğar ve büyür*

    -Dünyadan bir anlam çıkarmaya çalışan beynin işleyiş tarzının sadece bir bölümü böyledir, önemli olan bir şeyin nasıl geldiğini anlamak değil bunu nasıl düzeltebileceğimizi bilmektir.

    Fakat bazı anılar vardır, küçük çocuk tv’ de izlediği bir şeyi gerçek hayatta kendisi ile özdeşleştirebilir.  Dinlediği bir hikayeyi yaşadığı bir şeyle bağlayabilir, bunu anlayabilmek için mutlaka teyit almamız gerekir, aksi halde gerçekçi olmayan duygular doğar ve bununla sağlıksız bireyler yetişir.

    Bir açıklama yapmamda fayda var; her ne olursa olsun çocukluktan gelen deneyimlerin birçok psikolojik sorunun nedenini olduğunu sık sık keşfetmemize karşın bu yazının amacı ‘’ suçlama’’ üzerine olmadığının altını çizmek isterim.

    Bazı durumlar seçeneğimiz yada gücümüz olmadığından meydana gelir, lütfen bunu unutmayalım.

    Günümüzde bir çok travma uzmanı vardır, sorunlarımızı iyi anlayabilirsek mutlaka doğru yardım alabiliriz,

    Kısa süreli tedavi seçenekleri ise şu anda çok yaygındır.

    Yaşadıklarımız bizi güçlü kılar sadece fark edelim,  her şeyin geçerli anlatılabilir, anlaşılabilir durumları olduğundan eminim.( bazı ruhsal hastalıklar ve doğal afetler hariç).

    *Her şey birbiri için yaşar bütünü anlatır.

    Mutlu kalın.

    Yazar: Dr. Fatoş Baran Solmaz

                  Psi. Sorgu Tek. Uzmanı, Travma ve EMDR Uzmanı

                  Drfatosbaran@gmail.com

    loading...