Ziller Çalmak Üzere/ Öğretmen AYLA YÜCE

Ziller Çalmak Üzere/ Öğretmen AYLA YÜCE

Okulların açılmasına az bir zaman kaldı.Bir çok veli öğretmen arayışına başladı..Telefonla ,mesajla veya birinin vasıtasıyla hummalı bir arayış içerisindeler.Haksızlar mı ? Elbette hayır. Hayattaki en değerli varlıklarımız çocuklarımız,onların iyi eğitim öğretim görmesi ,iyi mertebelere gelmesi hepimizin ortak arzusu.Lakin iyi bir eğitimden kastımız, hele hele ilk okul eğitiminde önceliğimiz , beklentimiz ne ?

Çocukların ana okulundan sonra ,kişiliklerin geliştiği,değerleri öğrendiği,okumayı sevdiği ,gelecek için hedefler belirlemeye başladığı yerdir ilk okul.Adı üstünde bir çok şeyin ilkini öğrenir burada.Kendini tanımaya başlar,arkadaşları ile arasındaki farklılıkları algılar,sevdiği sevmediği ,ilgi duyduğu duymadığı dersleri ayrıştırır.Oynadığı oyunlarla paylaşmayı,ekip dayanışmasını,birlikteliğin gücünü kavrar.Sınıf içerisinde seçimlere katılır ,ilk demokratik kazanımlarını edinir.En çok da oynayarak ve okuyarak kendini ifade eder.

İlkokul birinci sınıf çok önemlidir .Çocuğun okumayı ve yazmayı gerçekten sevdiği ya da nefret ettiği sınıftır.Çocukların okuma yazması için tam bir yıl süre vardır.Avrupa’nın bir çok ülkesinde bu süre iki yıldır.Biz de bir yıl olmasına karşın neredeyse üç ay içinde ( özel durumlu çocuklar dışında) bütün sınıfı okuturuz ve yazdırırız.Çünkü Veli acele eder, müdür acele eder,öğretmenler sınıfları karşılaştırır geç kalma korkusuyla harekete geçer.Böylece okulda geçen tüm zamanlarını okuma yazma çalışmalarıyla geçiren çocuklar üç ay içinde okur …

Çok zaman geçmeden veliler,yaptıkları uzun incelemelerden sonra çocuklar için hangi testleri hangi kaynak kitapları kullanmaları gerektiğini öğrenirler .Sorumluluk sahibi ebeveynler düzenli çalışmalara başlarlar .İyi bir lise iyi bir üniversite kazanmak için ara vermeden test çözmeye başlamak gerek değil mi ya ?

İkinci sınıfa geçen bir yeğenim var,zihinsel hesaplamalarda çok başarılı,oldukça akıllı.Ramazan Bayram’ında bir aradaydık. Biz ,dünya tatlısı yeğenimle sohbet ederken kardeşi yüzü koyun düştü.Ağabeyliğin verdiği sorumlulukla hemen ayaklandı,kardeşini yerden kaldırdı. –

Üzülme ,çocuklar düşe kalka büyür , dedim.Sahi söyler misin düşe kalka büyümekten ne anlıyorsun?

– Yüzüme baktı; şıkları söyler misin teyze ? Dedi.

Sonra dedim ki kendime; işte bir test kurbanı daha… Düşelim şu çocukların yakasından artık,çocuklar ilk okulda kitap okumayı sevsin,kendini ifade etsin ,Türkçemizi kullansın yeter. Pisa verilerine göre, kendi dilinde okuduklarını anlayamayan ve yorumlayamayan ülkelerin başında gelmemiz benim canımı çok yaktı,ya sizin?

AYLA YÜCE

ÖĞRETMEN

loading...